Künye | Abone Formu | Arşiv | Deutsch
Şub 09, 2010 AnaSayfa Multimedya Seri İlan
Gündem
Avrupa Haber
Ekonomi
Spor
Ailem
Röportaj
Ümit Burcu
Yazarlar
Yorumlar
Kürsü
Haklarımız
Yazarlar
ABDULLAH AYMAZ Yazarlar
‘Herkes bilsin, bunlar benim evlatlarım’

Filipinler’de Zamboangan şehrinde vali olarak,  Maria Clara Lobregat isimli yaşlı bir hanım vardı. Oradaki bazı radikal grupların hareket ve tavırlarından dolayı bütün Müslümanlara karşı  peşin ve yanlış bir hükme sahipti.

Oraya okul açmak için gelen eğitim gönüllülerimiz, kolej için uygun hiçbir yer bulamadıkları için, seneler önce orada İslâm Bankası tarafından yaptırılmış ve işletilemeyen bir okul binasını kiralamak zorunda kalmışlardı... Açılan bu Türk kolejine, bir gün devlet istihbaratının en üst komutanı tarafından “Bu okulu, yarın sabah hemen kapatın.” diye bir emir  geldi. Kolej idarecileri bu kapatma emri karşısında, ne yapacaklarını şaşırıp kaldılar. Tevâfukan Mehmet Ali Bey de o gün orada bulunuyordu. Okul idarecilerine, hemen emri veren zat ile gidip görüşmelerini tavsiye etti. Gece vakti saat 24.00’te istihbarat başkanının evine gidip sabaha kadar verdikleri eğitimle neyi hedeflediklerini ve asıl gayelerini anlattılar. Bu temiz ve samimi insanları sabırla dinleyen bu zat, onların iyi niyetli ve faydalı insanlar oldukları kanaatına vardı. Sabah olunca da kapatma emrini geri aldı.

Bir müddet sonra Kayseri’den bir grup esnaf Filipinler’e gelmişler ve ziyaret için bu koleje uğramışlardı. Vali Maria Clara Lobregat Hanım’ın ziyaretine de gittiler. Türkiye’den getirdikleri hediyeleri takdim ettiler. İçlerinden birisi yanına yaklaşıp, “Bizde büyüklerin elleri öpülür. Şimdi seni bir vali olarak değil, bir büyük olarak görüyor ve eğer müsaade ederseniz Türkiye’den gelmiş evlatların olarak elinizi öpmek istiyoruz.” dedi. Sonra hepsi de sıraya geçip elini öptüler. Onlara “Size çok teşekkür ederim. Maalesef terör olaylarından dolayı Müslümanlar hakkında çok yanlış kanaatlarım vardı. Siz bana, ölmeden önce gerçeği gösterip, yanlış olan kanaatımı değiştirdiniz.” dedi.

Bir merasim sırasında resmî geçit anında Türk koleji öğrencileri geçerken onları durdurup, bütün halka karşı: “Bu öğrenciler, benim evlatlarım... Herkes bilsin!..” dedi. Tabiî öğrencilerin büyük çoğunluğu Müslüman ailelerin evlatlarıydı.

Türk koleji öğrencilerinden Bandhar Sunga  4-12 Aralık 2004’te Hindistan’da düzenlenen Dünya Matematik Olimpiyatları’nda gümüş madalya almıştı. Bandhar Sunga bulunduğu şehir ve bölgede hatta ülke çapında da birçok altın madalya ve ödül almıştı. Bayan Vali Maria Clara’nın milletvekili olan oğlu Celso Lorenzo Lobregat’a ve öğrenci Bandhar’a başarılarından dolayı madalyaları verilecekti. Celso’ya madalyası verilip boynuna asıldıktan sonra, o da Bandhar’ın ödüllerini vermeye başladı. Dokuz madalyayı öğrencinin boynuna taktıktan sonra, kendi boynundakini de çıkarıp “Sen, buna da layıksın” diyerek onu da Bandhar’ın boynuna astı...

Vali annenin vefatından sonra yerine oğlu  Celso Lorenzo Lobregat vali oldu. Aynen annesi gibi okula ve öğrencilere sahip çıktı... Zaten böyle olması,  annenin bir vasiyeti idi...

Okulda verilen eğitim ve öğretilen insanî evrensel değerler, Zanboangan gibi kesin hatlarla Müslüman ve Hıristiyan mahallelerine ayrılmış ve birbirine düşman cehennemnümûn bir bölgede bu Türk  okulu, öğrencileri ve velileri cennet-âsâ bir güzellik birlikteliği içinde huzur ve sûkûn içinde kucaklıyordu. Müslüman ve Hıristiyan veliler düşmanlığı bir tarafa bırakmış, sadece okul ve öğrencilerin faydasına neler yapacaklarını beraberce ve dostça düşünüp planlıyorlardı... 

01 Mayıs 2007, Salı
ABDULLAH AYMAZ
   
Gunun Yazilari
Türklere vekalet ederim, ama gazetelerini okumam (!)
İSMAİL KUL
Zürih’de Diyalog, Scientology ve İslam’ın ortak yönü hakkında…
ARHAN KARDAŞ

Yazarin diger yazilari

  ‘Herkes bilsin, bunlar benim evlatlarım’
  Adanmış bir gönül insanı Hacı Ata
  Peygamber Efendimiz (sas)’in izinde...
  Işığa gönül verenler
  Üstad Ali Ulvi Kurucu
  Torn to Turk
  Gosport Mezarlığı’ndaki denizcilerimiz
  ’Adsız Halk Kahramanları’
  ’Adsız Halk Kahramanları’
  Pek çok eserimizin bulunduğu müze
  İşsizliğe İrlanda modeli
  Osmanlı’ya şükran duyguları
  Kamusal alanda tesettür
  Bakü'den mektup
  Nevruz, mahlûkatın bayramıdır
  Sen Hacı Kemal’i tanıyor musun?
  Hacı Kemal Erimez'i hatırlayalım...
  Kulluğu içinde bir sultan
  Basının nizamnâmesi
  Hz. Muhammed (sas) sizin için ne ifade eder?
Yazarlar
ABDÜLHAMİT BİLİCİ
ABDULLAH AYMAZ
ABDULLAH GEGİÇ
ADEM GÜNEŞ
AHMED ŞAHİN
AHMET KURUCAN
ALİ BULAÇ
ALİ ÇİMEN
ALİ H. ASLAN
ALİ TOKUL
ALİ ÜNAL
ARHAN KARDAŞ
ATIF KEÇECİ
EBU ABDURRAHMAN
EKREM DUMANLI
ELİF ŞAFAK
ETYEN MAHÇUPYAN
FİKRET ERTAN
FİKRİ TÜRKEL
HAMDULLAH ÖZTÜRK
HEKİMOĞLU İSMAİL
HİLMİ YAVUZ
HÜSEYİN GÜLERCE
İBRAHİM KAYA
İHSAN DAĞI
İSKENDER PALA
İSMAİL KUL
J. BENJAMIN TOSHACK
LEYLA İPEKÇİ
M. ALİ YILDIRIMTÜRK
M. NEDİM HAZAR
M.ALİ ŞENGÜL
MEHMED NİYAZİ
MEHMET ALİ ŞENGÜL
MEHMET KAMIŞ
MEHMET YILMAZ
MELİH ARAT
MİRZA ÇETİNKAYA
MUHAMMED MERTEK
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
MUSTAFA ÜNAL
NİHAL B. KARACA
OKTAY YAMAN
ŞAHİN ALPAY
SAMİ USLU
SELÇUK GÜLTAŞLI
SELİM İLERİ
SELİM IŞIKLAR
SEYFİ ALP
SÜLEYMAN BAĞ
TAMER KORKMAZ
TİMOFEY NEŞİTOV
ZEKİ ÇOL
ZİYA PERVER