İngiltere'nin yeni Başbakanı David Cameron'dan, Türkiye'nin AB üyeliği için tam destek geldi. Cameron, görevinin üçüncü ayında temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'da,"İlişkilerimizde altın çağı yaşıyoruz." mesajı verdi. Başbakan, Avrupa içinden Türkiye'nin AB üyeliğini istemeyen sesler çıkmasının kendisini çok kızdırdığını belirtirken, Türkiye'ye olan desteğini şu sözlerle ifade etti: "Bu seslere karşı savaşmayı kendime bir borç biliyorum. Türkiye'nin olmadığı bir AB daha güçlü değil, daha zayıf olacaktır. Daha güvenli değil, daha az güvenli olacaktır. Daha zengin değil, daha fakir olacaktır."
İngiltere Başbakanı Cameron'un Ankara ziyareti, iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. 2007'de Londra'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasını yenileyen Başbakan Tayyip Erdoğan ve İngiltere Başbakanı Cameron, iki ülke ilişkilerinin 'altın çağ'ını yaşadığını vurguladı. İki lider, Kıbrıs'ta devam eden görüşmelerde yıl sonuna kadar çözüme ulaşılması gerektiğini dile getirdi.
Dün sabah ilk olarak TOBB'da bir konuşma yapan İngiltere Başbakanı Cameron, Türk ekonomisini övdü, "Kim, 2050'ye kadar Avrupa'nın ikinci en büyük ekonomisi olacak? Hangi ülkenin, 27 Avrupa ülkesindeki genç nüfustan daha fazla genç nüfusu var? Hangi ülke bizim Avrupa'daki en büyük televizyon üreticimiz?" diye kendi kendine sorup, bu soruları Türkçe, "Tabii ki Türkiye." diye cevapladı; Türk ekonomisinin 2025 yılında İspanya, İtalya ve Kanada'yı geçeceğini vurguladı. Konuk Başbakan, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanları 'korumacılar', 'kutuplaşanlar' ve 'ön yargılılar' grubu olarak kategorize etti. Cameron, son grubun bilinçli olarak İslam'ı yanlış anladığını belirtirken, yeni hükümet olarak, bu iddiaları çürütecek uluslararası çabaların ön cephesi olmak istediklerini vurguladı.
FİLO SALDIRISI DA, ABLUKA DA KABUL EDİLEMEZ
Türkiye'de yapılan reformları desteklediklerini anlatan Cameron, Türkiye'den beklentisini, "Sizden farklı bir ülke olmanızı, değerlerinizden, geleneklerinizden ya da kültürünüzü bir kenara bırakmanızı istemiyorum. Biz sizin Türkiye olmanızı istiyoruz, tüm vatandaşlarımız için çok daha büyük bir güvenlik ve çok daha büyük bir refah inşa edilmesinde tanımladığım eşsiz rolü, ancak Türkiye olarak üstlenebilirsiniz" sözleriyle dile getirdi. Türkiye'nin İsrail ve Arap dünyasıyla ilişkilerinin paha biçilmez değere sahip olduğunu dile getiren İngiliz Başbakan, "Türkiye, İsrail'in dostu. Ben Türkiye ile İsrail'in bu dostluktan vazgeçmemesini istiyorum." dedi. Cameron, İsrail'in Gazze yardım konvoyuna saldırısının kabul edilemez olduğunu, Gazze'nin açık hava hapishanesi olarak kalamayacağını ifade etti.
Cameron, Başbakan Erdoğan ile görüşmesi sonrası yaptığı açıklamada ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'a yaptırım kararına Türkiye'nin "hayır" oyu kullanmasına rağmen Ankara'dan sorunun çözümü için çabalarını sürdürmesini istedi. Cameron, heyetler arası görüşmede, "Stratejimizin başarıya ulaşması için bize destek verin, yanımızda olun." diyerek Türkiye'den yardım istedi. Erdoğan da konuşmasında Viyana Grubu'nu İran konusunda 'ipe un sermekle' suçladı, "Tahran anlaşmasına imza koymuş bir ülke olarak tükürdüğümüzü yalayamazdık." cümlesini kullandı.
Cameron, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da tam destek verdi. "Türkiye'nin kampın bekçiliğini yaparken, çadırın içinde olmamasından memnun olmadığını biliyorum." diyen Başbakan, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında bir tercih yapmayarak ikisini de tercih etmesini desteklediğini dile getirdi.
Erdoğan ise İsrail'in Gazze'ye yardım filosuna saldırısını Somali korsanlarının faaliyetlerine benzeterek, "Türkiye'den özrünü dilemesi, tazminatları ödemesi¸ ambargoların kaldırılması lazım." ifadelerini kullandı.