Son on yılda olduğu gibi bu yılki tatilimde Türkiye duraklarım arasında futbol takımlarının kamp yaptığı yerler vardı. Önce İzmit Kartepe'ye gittim. Ardından Kızılcahamam'a. En son olarak ise Bolu'daki kampları izledim. İzmit Kartepe baştan sona çılgın bir proje. Dağın tepesine müthiş tesisler kurulmuş. FİFA ve UEFA kriterlerine uygun 4 futbol sahası ve bunlara ek antrenman sahaları ile kendi alanında marka olmayı başarmış. Spora bu çaplı bir yatırım yapanları kutlamak lazım.Kartepe'de önce Siirt Jetpaspor'da önemli bir görev üstlenen eski milli futbolcu Alpay Özalan ile sohbetlerimiz oldu. Türkiye ve Almanya futbolunu konuştuk. Beni en çok etkileyen ise Altay teknik direktörü Fuat Yaman oldu. Fuat hoca kendini çok geliştirmiş. Özellikle Alman futbolunu yakından takip ediyor.
Almanya'dan son on yılda Türk futbolunda tutunmak için gelen gençlerin nerelerde hatalar yaptığını sordum hocaya. Bu konudaki en önemli uyarısı şu oldu: “Aileler aceleci. Büyük beklentilere giriyor.”
Bu cümle sonrası şu bilgileri verdi: “Almanya'da çok iyi futbol alt yapısı alan gençler biran önce para ve güce ulaşmak istiyor. Bunu olayların tabii gelişine bırakmıyor. Aceleci davranıyor. Sabırlı olmuyor.”
Beşiktaş'ta uzun yıllar futbol oynayan ve antrenörlüğe geçişte de iyi isimlerin yanında stajını tamamlayan Fuat Yaman hocanın başka bir uyarısı da, “Almanya'daki insanımız Türk futbolunu küçük görüyor.” oldu.
Spor haberlerimi ve yorumlarımı yakından takip eden okurlarım biliyor.
Bugüne kadar Türkiye-Almanya hattındaki problem ve çözüm yollarını laf kalabalığına boğmadan yansıtmaya çalıştık. Bu noktada Fuat Yaman hocanın uyarılarına dikkat etmeliyiz.
Almanya'da futbolu öğrenip bir gün bu işten para kazanmak isteyen gençlerimiz son yıllarda Türk futbolundaki değişimleri yakından izlemeli.
Siirt Jetpaspor bu sezon Türkiye 3. liginde mücadele edecek. Kadrosundaki her bir futbolcu en az 300 bin TL alıyor. Yani en az 150 bin Euro.
Türkiye'deki futbolun başka bir gerçeği var. O da futbolcu olmak isteyen Türkiye doğumlu gençlerin çaresizlikleri. Son görüştüğüm antrenörlerden biri şunu söyledi: “Burada bir genç için futbol tek çıkış yolu. Almanya'dan gelenlerin oradaki imkanları daha fazla. Biz bura doğumlu bir futbolcuyu daha fazla yorabiliyoruz. İstediğimizi yaptırabiliyoruz. Ancak Almanya'dan gelenler biraz dik kafalı.”
Hedefe ulaşmak yürüyeceğimiz yoldaki engelleri tanımaktan geçiyor.
Almanya gibi bir ülkenin sunduğu imkanları kullanarak futbolu öğrenmek çok önemli bir avantaj. Ancak profesyonelliğe geçerken dikkat edilmesi gereken noktalar var.
İzmit Kartepe, Kızılcahamam ve Bolu'da kamp yapan futbol takımlarından edindiğim gözlemleri önümüzdeki yazılarda da aktarmaya çalışacağım.
Biz biraz daha dikkatli olsak Alman ve Türk futbolundaki Almanya doğumlu gençlerimizin sayısı daha da artacak. Almanya'da onlarca Mesut Özil var. Ve bu müthiş potansiyel Alman ve Türk futbolunu beslemeye devam edecek.